YÖK DAHA NELER...
0 | | | 26-05-2019

METİN BİLİCİ

YÖK DAHA NELER…

Şu sosyal medya bağımlığı modern çağın en büyük hastalıklarından biri. İnanın insanın psikolojisini bozuyor. Geçen gün twitter’de gezinirken gözüme takıldı. YÖK Başkanını takibe aldım. Keşke almasaydım. Şimdiki trendimiz “Yeni YÖK”. Düşünüyorum taşınıyorum bu YÖK’ün neresi yeni diye? Ama bir türlü işin içinden çıkamadım. Başkanın kendisi de dahil olmak üzere yeni bir şey bulamadım. Aklıma birden rahmetli Turgut Özal geldi. Kendisinin Başbakan olduğu yıllarda biliyorsunuz Mavi Tren seferleri başlamıştı. Malum muhalefet de “Kara treni maviye boyadınız al sana mavi tren..” söylemiyle kendisiyle epey bir uğraşmıştı. Peki biz bu YÖK’ü hangi renge boyasak “Yeni YÖK” olur acaba? Çok enteresan. Bence bu YÖK’ün sadece adı yenilenmiş. Öyle görünüyor. Galiba YÖK Başkanı, ünlü filozof Sokrates’in “Birşeyleri değiştirmek isteyen insan, önce kendisinden başlamalıdır.” felsefesinden hareketle böyle bir yola koyulmuş. Gördüğüm kadarıyla bazı YÖK üyesi hocalar da kurum kurum gezerek Yeni YÖK’ü anlatıyorlarmış.

Neymiş efendim, YÖK'ün kalkması değil ama küçülmesini öngörüyoruz. YÖK ile alakalı olumsuz bir algı var ve bu algıyı da biz sırtımızda taşıyoruz. Çok önemli ve başarılı işler yapıyoruz ama o algı değişmiyormuş. Neymiş efendim, yeni Yükseköğretim Yasası'nın ne şekilde olacağı hususu, ancak bu yapının teşkili ile oluşacak emin bir zeminde ortaya konabilir. Böyle bir alt yapı oluşturmadığımız takdirde, bir YÖK yerine 185 YÖK ile karşı karşıya kalabiliriz. Çünkü YÖK'ü kaldırdığınızda yetkileri buharlaşmaz. Bu yetkileri siz ancak bir başka yere nakledersiniz. Naklettiğiniz takdirde de 185 tane YÖK olurmuş. Kim demiş peki bunları? “Yeni YÖK” Başkanı.

Tamam da, “enkaz devraldım” muhabbeti yapmak için biraz geç değil mi? 2005 yılından beri orda oturan birisi için zaten uygun da olmaz. Ayrıca YÖK ile ilgili olumsuz bir algı olması çok normal değil mi? Yaptıklarınızla yapmadıklarınızla kurumu bu hale getiren siz değil misiniz? Bu bahsettiğiniz çok önemli ve başarılı işler nelerdir biz neden görmüyoruz? Geceden rüyaya yatıp sabahında Norm Kadro gibi çok başarılı(!) bir yönetmeliği kim çıkardı? Doçentlik sözlü sınavı uygulaması konusunda neden sesiniz çıkmıyor? FETÖ ile mücadele konusunda neler yaptınız? Türk Yükseköğretim Sistemine ne gibi katkılarınız oldu? Bu sorular daha da arttırılabilir tabi.

Yasanın emin zemin üzerine oturtulması konusu ayrıca tartışılacaktır tabi ki. Ancak 185 tane YÖK konusunun tartışılacak hiçbir şeyi yok. Hoca burada zannımca konuştuğu tarihteki üniversite sayısını kastediyor. Ülkemizde 185 tane YÖK tabi ki yok, ancak 185 tane Cumhurbaşkanından daha yetkili rektör var zaten. Bunlar istediğini işe alıyor, istediğini atıyor, canı isterse yasaya uyuyor, istemezse uymuyor. Daha ne yetkisi vereceksiniz ki zaten. Ha bu arada orta öğretime de veryansın ediyor. Bize niteliksiz öğrenci gönderiyorsunuz biz ne yapalım demeye getiriyor. Trajikomik bir durum yani.

Ya siz daha iki ay önce “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı” yapmadınız mı? Yaptınız… Sorduğunuz 80 tane sorunun yarısı hatalı çıktığı için, o soruları iptal etmeniz mi? Ettiniz… Elinize yüzünüze bulaştırdınız mı? Evet… Peki bunun suçlusu kim?

Peki her yıl açıklanan dünyanın en iyi üniversite sıralamaları? Bu konuda acaba “Yeni YÖK” Başkanı ne düşünüyor? “Yeni YÖK”ün bu konuda nasıl bir planlaması var? Yapacağınız başarılı işler (!) listenizde bu konu da bulunuyor mu?

Daha da enteresan bir bilgi vereyim size. Bildiğiniz gibi TBMM kararıyla geçen yıl Nisan ayında 20 yeni üniversite kurulmuştu. Bu kurulan üniversitelerin çoğu da eski üniversitelerin bölümlerinin ayrılmasıyla olmuştu. Bu üniversitelerin ayrılmış oldukları üniversitelerle ilgili yaşadıkları sorunlarda YÖK arabuluculuk yapacakmış. Yasa Nisan 2018’de çıkmış. 14 aydır daha ortada hiçbir şey yok. Personel bile hala hangi üniversite bünyesinde olduğunu bilmiyor, neyin arabuluculuğunu yapacakmış çok merak ediyorum. Geçen gün Eskişehir Teknik Üniversitesi, personele şöyle bir yazı tebliğ etmiş: “Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 27 Mart 2019 tarihli toplantısında alınan karar gereğince, kadrosu Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünde bulunan ve halen biriminizde fiilen görev yapmakta olan ekli listede isimleri yazılı personelin Yükseköğretim Kurulunca ikinci bir karar verilene kadar Üniversitemiz bünyesinde görev süreleri uzatılmıştır”. Karara bakar mısınız ikinci bir karar verilene kadar diyor. “Yeni YÖK” artık kanun ve yönetmelik de tanımaz olmuş. Kurumlararası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği daha Mayıs ayı başında yayımlandı. 375 Sayılı KHK ortada. Yasayı emin zemine oturtmaya çalışanlara bakın hele. Anladığım kadarıyla “Yeni YÖK”ün Normlar Hiyerarşisinden de haberi yok. Yakında ikinci bir emre kadar üniversitelerde sıkıyönetim ilan ettim derseler şaşırmayın. “Yeni YÖK” yani…

Velhasıl Türkiye’nin bir an önce 1980 darbe ürünü olan bu yasa ve kurumdan kurtulması gerekmektedir. Türk Yükseköğretim Sisteminin önündeki en büyük engel budur. 2547 Sayılı Yasa bir an önce yenilenmeli, Türkiye çağın gereksinimlerini karşılayan, bilim ve teknoloji odaklı yeni bir yasaya kavuşmalıdır. YÖK bir an önce kaldırılmalıdır. Rektörlerin elinde bulunan aşırı yetkiler törpülenmelidir. Bu işler “Yeni YÖK”, “Hakiki YÖK”, “Öz YÖK” gibi söylemlerle maalesef olmuyor. “Yeni YÖK”müş, yok daha neler. Pardon YÖK daha neler…

Top